|
Hem refleksolojinin hem de akupunktur ve diğer benzer terapilerin niçin işe yaradığı konusunda gerçekten bazı yeni ipuçları ve basit fikirler aramak zorundayız. Biraz hem sinir uçları kuramı ya da kuşak kuramı hem de yaşam gücü meridyenleri kuramından alınan olası bir açıklama aşağıda verilmiştir.
Doğu felsefeleri ve doğal tıp sistemlerinin birçoğunda sinir sisteminin
zihinle beden arasındaki bağlantı olduğunu biliyoruz. Ayrıca, süptil
içsel enerjilerin ya da Budist felsefede bilindikleri biçimiyle
"rüzgarlar"ın, zihinsel ve fiziksel sağlığımızı yönettiğini de
biliyoruz. Güçlü, açık ve iyi dengelenmiş süptil içsel rüzgarlar
taşıyıp doğal olarak ürettiğimizde, fiziksel ve zihinsel sağlığımız da
iyi olur. Bu fikirleri anlamak için, yaşam gücü enerjisinin ne olduğu
ve yaşam için niçin bu kadar önemli, kritik olduğu konusunda temel bir
anlayış edinmek yardımcı olacaktır.
Yaşam gücü enerjisinin, tüm yaşamın süptil temeli, her yaşam biçiminin
doğum, yaşam ve ölüm döngüsünü destekleyen, besleyen ve ayakta tutan
bir tür kozmik çorba olduğunu söyleyebiliriz.
Modern fizik bize her maddenin farklı enerji frekanslarından
yapıldığını söyler. Katı nesneler oldukça düşük ya da yavaş frekansta
titreşen enerjiden yapılmıştır. Su, hava ve yaşam gücü enerjisi gibi
daha az katı nesneler inanılmaz derecede hızlı titreşirler. Maddenin
molekülleri ve atomları içinde oransal olarak evrendeki gezegenler
arasındakinden daha fazla boşluk olduğunu, bu yüzden de hiçbir şeyin
göründüğü gibi olmadığını da biliyoruz.
Budizm ve Vedik bilim gibi Doğu felsefelerinin birçoğu, enerji
kavramını bizden çok daha iyi kavramışlardır. Onlar ayrıca kendini
adamış birçok uygulamacının yaşadığı mistik ve spiritüel deneyimleri
açıklayacak bir şekilde bu bilgiyi dinlerine de katarlar. Bu
topluluklarda, bilim, din ve sanat ayrı ayrı şeyler değil, sadece aynı
yaşam ağacının dalları olarak görülür. Doğunun Tanrı anlayışının bir
yönü evrensel bir yaşam gücü enerjisi biçimindedir; yani tüm yaşamın
tek gerçek kaynağı. Bitkilere, ağaçlara, hayvanlara, insanlara,
gezegenlere, yıldızlara ve evrenlere yaşam soluğu veren enerjilerin
hepsi, bu tek kaynaktan gelir. İyi bir fiziksel, zihinsel ve spiritüel
sağlık sürdürmek ya da oluşturmak istiyorsak temas kurmamız gereken
yaşam kaynağı budur.
Dua, meditasyon, doğada bir yürüyüş yapmak ya da şifa almak yoluyla bu
enerjiyle temasa geçtiğimizde, kendimizi daha az "ayrı", kendi içimizde
giderek "bütün" ve yaratılışın "bütün"ü içinde hissederiz. Bir birlik
duygusu yaşarız. Olayların mükemmel düzeni içindeki yerimiz ya da
rolümüzün daha farkında oluruz ve aynı zamanda kendimizi kuşku veya
özür olmaksızın olduğumuz her şey olma becerilerimiz konusunda emin,
desteklenmiş, güvende ve açık hissederiz. Bu spiritüel ya da kişisel
deneyimlerin iyileşmenin "özü" olduğunu ve birçok tamamlayıcı terapinin
istenen bir yan ürünü olduklarını söyleyebiliriz.
İki tür yaşam gücü enerjisi vardır: içsel ve dışsal. İçsel yaşam gücü
enerjisi, her canlı varlığın vücudu ve zihninde varolan süptil
enerjidir. Dışsal yaşam gücü enerjisi bitkiler, çiçekler, ağaçlar,
kayalar, mineraller ve kristallerde vardır. Bu enerji çoğu kez Bach
Flower Remedies, kristalle iyileştirme ve homeopaitk ve bitkisel
ilaçlarda olduğu gibi iyileştirme amaçları için kullanılır. Sadece bir
ormanda ya da deniz kıyısında yürümenin bile üzerimizde sakinleştirici
ve iyileştirici etkisi olabilir. Bu yerlerde bulunan, kendi içsel
enerjilerimizi "yükselten" çok sayıda saf, dışsal yaşam gücü enerjisi
vardır ve bu vücudumuzla zihnimizde karşılıklı bir etkiye sahiptir.
Tersine, bu enerjilerin kısıtlanmış olduğu kentsel alanlarda ve stresli
ortamlarda çokça zaman geçirirsek bu sağlığımızı, özellikle bunları
yukarıdaki durumlara dönüştüremiyor ya da çıkaramıyorsak, ters biçimde
etkileyebilir. Daha önce de ifade edildiği gibi, içsel yaşam gücü
enerjisi, insan vücudundaki süptil kanallar ya da meridyenlerden geçer
ve bunlar, örneğin stres yüzünden, bloke olduğu ya da
dengesizleştiğinde, hastalıkla sonuçlanabilir. Birçok tamamlayıcı
terapi vücut ve zihnin bu içsel enerjileri yeniden dengelemesi ve
temizlemesine, bu şekilde de sağlığı ve iyiliği geliştirerek, yardımcı
olmaya çabalar; işte bu, refleksolojinin de bir iyileştirme tekniği
olarak çalışma biçimidir.
Refleksolojinin içsel enerji sistemimizi yeniden dengeleme, temizleme
ve yenileme yoluyla sağlığımız ve iyiliğimiz üzerinde büyük bir etkisi
olabilir. İçsel yaşam gücü enerjisi bloke, durgun ya da dengesiz
olduğunda, düzenli refleksoloji tedavileri bu enerjinin niteliğini
doğal olarak ve çaba harcamadan dağıtma, vücudumuzun, zihnimizin ve
çevrenin izin vereceği en sağlıklı düzeye yükseltme etkisine sahiptir.
Bir refleksoloji tedavisi aynı zamanda çoğunlukla hastalık tarafından
kesilen ya da kısıtlanan evrensel yaşam gücü enerjisinin yeniden
dengeli bir akışı alacak biçimde enerji sistemimizi açma etkisine de
sahiptir. Belki daha kesin bir şekilde, bu yaşam gücü enerjisinin
kesilmiş olmasının pek çok hastalığın nedeni olduğunu söyleyebiliriz.
Bu yüzden iyileştirme sürecinin büyük bir bölümü, hastanın bu evrensel
yaşam gücüyle doğal ilişkisinden niçin uzak düştüğünü ve gelecekte
bununla sağlıklı bir ilişki sürdürmek için nasıl çalışabileceklerini
saptamaktır. Bazı kişiler için bu kendi dini ya da başka bir dini
yeniden keşfetme ya da meditasyon, yoga veya Tai Chi gibi uygulamaları
araştırma yoluyla kişisel bir spiritüel devrimi içerebilir. Yaşamla bu
özel içsel ilişkiyi geliştirmek için dindar olmak zorunda değiliz.
Bebeklerin mutlaka dindar olması gerekmez, ama onlar da kesinlikle özel
bir yerden gelen özel, saf bir enerji taşırlar. Birçok tanınmış ve
saygı gören spiritüel öğretmen, iyileştirici ve azizin de benzer bir
enerji taşıdıklarından söz etmek de ilginç olacaktır.
Alıntı yap | Okuma: 176
Sadece kayıtlı kullanıcılar yorum yazabilir. Lütfen sisteme giriş yapın veya kayıt olun. |